Anasayfa
Özel
Hızlıca
Yeni Sorular
Cevap Bekleyenler
Haftanın Popülerleri
Popüler Sorular
Son Cevaplar
Son Anketler
Bugünkü Cevaplar
Son Yorumlar
Sosyal
Alışveriş
Tatil
Yeme-İçme
Mekan
Teknoloji
Soru Bulutu
Etiket Bulutu
Yeni Gelenler
Puan Sıralaması
X
Giriş için e-posta adresinizi ve şifrenizi yazın
E-Posta Adresiniz
Şifreniz
beni hatırla
Bu bilgisayarı sizden başka kişiler de kullanıyorsa işaretlemeyin!
Şifrenizi mi unuttunuz?
Aktivasyon e-postam gelmedi?
Yükleniyor...
Genç Siviller
Puan
Sıra
Bu Hafta
0
0
Gelmiş Geçmiş
20
341
> Soruları
5
> Anketleri
0
> Cevapları
5
> Katıldığı Anketler
0
> Yorumları
0
> Yaptığı Değerlendirmeler
0
> Arkadaşları
-
> Takipçileri
-
> Takip Ettikleri
-
Üye Olduğu Tarih
03 Ekim 2008 Cuma
En Son Uğradığı Tarih
03 Ekim 2008 Cuma 11:12
Yaşadığı Yer
İSTANBUL
Hakkımda
Takip et
Arkadaş Listene Ekle
Mesaj Gönder
Sitene Ekle / Yayınla
RSS İle Takip Et
61 gün önce
sordu. -
Genç Siviller'in amacı ve planları nelerdir?
61 gün önce
sordu. -
Genç Siviller nereye gidiyor?
61 gün önce
sordu. -
Genç Siviller'in metinleri nerede pişiyor?
61 gün önce
sordu. -
Genç Siviller'in sembolü neden bir spor ayakkabısı?
61 gün önce
sordu. -
Genç Siviller kimdir? Kim değildir?
Sorularının tüm listesi
GENÇ SİVİLLER'İN AMACI VE PLANLARI NELERDİR?
61 gün önce dediki :
Demokratız. Bu büyük bir iddia. Bunun hakkını vermekle meşgulüz. Demokratlığın ancak bana benzemeyen için de sesini çıkarman gerektiğinde çıkarabiliyorsan bunun namuslu bir demokratlık olabileceğini biliyoruz.
İdeolojimiz nedir gibi bir derdimiz yok. Son aşamada hepimiz vicdanlarımızın peşinden ortak bir söylemde bir araya geliyoruz. Hiçbir yerde kendini evinde hissedememe, bir yurtsuzluk, rahatsızlık hali bizi böyle bir söylemde ortaklaştırdı. Vicdani siyaset yaptığımızı iddia ediyoruz. Muhalifiz ama isyan ahlakıyla hesap sormayı, sorumluluk ahlakıyla da hesap vermeyi bilen bir muhaliflik bu.
Türkiye’de zencileri zencilere kırdırarak ayakta kalan bir müesses nizam söz konusu. Bu iktidar bloğunun üzerinde oturduğu dengeler mekanizmasını ancak birbirimizin haklarına çaprazlama sahip çıkarak bozabiliriz. Ezberleri dağıtarak. Bir müslümanın çıkıp “1915’te beni Boğazlayan kaymakamı değil, bu katliama karşı sesini çıkaran Boğazlıyan Müftüsü temsil etmekteydi diyebilmesi” gerekir. Aleviler
GENÇ SİVİLLER NEREYE GİDİYOR?
61 gün önce dediki :
Çok büyük hedeflerimiz yok aslında. Soranlara ironiyle ‘iktidara yürüyoruz’ diyoruz sadece. Biraz da büyük ideolojilerden kaçarak bir şeyler yapmaktayız. İktidar odaklı değil sivil toplum tabanlı siyasetin anlamlı olduğunu düşünmekteyiz. Vicdanlarımızım peşinden gitmekle meşgulüz. Vicdani siyaset yapıyoruz. Bunun kendisi bir hayli zor bir şey. İdeolojiler bitmiştir gibi bir şey demek değil bu. Ama Türkiye’deki sorunlar o kadar yakıcı ki. Hrant Dink’in katillerinin bulunmasını istemek için, Kürtlerin mağduriyetlerinin giderilmesini talep etmek için, başörtülere yapılan zenci muamelesine isyan etmek için liberal, sosyalist, İslamcı olmaya gerek yok. Tagore’un bir şiiri Türkiye ve dünya ütopyamızı gayet iyi açıklıyor:
Fikrin korkusuz olduğu ve başın dik tutulduğu yerde Bilginin serbest olduğu ve dünyanın özel duvarlarla dar bölmelere ayrılmadığı yerde Sözcüklerin, doğruluğun derinliğinden meydana çıktığı yerde Berrak aklın nehrinin, ölmüş adetlerin hazin çölünde yolunu kaybetmediği yerde
GENÇ SİVİLLER'İN METİNLERİ NEREDE PİŞİYOR?
61 gün önce dediki :
Mutfağımız kadim tatların, farklı mutfakların bilindiği ama her türlü denemenin serbest olduğu bir füzyon mutfak galiba. Geleneğin ve geleneksel tatların değerinin farkında, bu toplumun damak tadını bilen ama onu aşmayı, yeni tatlar sunmayı da kafasına koymuş bir aşçının işi.
Entelektüel arka planında bir taraftan Hannah Arendt’ten, Gramsci’ye, Foucault’ya, radikal demokrasi teorilerine uzanan, diğer tarafında Namık Kemal’den Mehmet Akif’e İdris Küçükömer’e ve günümüz Türkiyesi’ndeki demokrat literatüre uzanan bir çeşitlilik var. Bu çeşitliğin üzerine Sezen Aksu hayranlığı, Orhan Gencebay severlik gibi popüler kültürle bağlarını koparmamış, televizyonla ilişkisini kesmemiş bir gündelik hayat dili bilgisi de eklenince galiba samimi şeyler ortaya çıkıyor.
2006 yılında yayınladığımız bildiri de ‘bu dünyada Kürtlerle Türkler de birlikte yaşayamayacaksa zaten artık batsın bu dünya’ demiştik. Bizim gibi yıllarca üzerinde sarf edilmemiş sözün kalmadığı sorunlarla uğraşılan ülkelerde yeni,
GENÇ SİVİLLER'İN SEMBOLÜ NEDEN BİR SPOR AYAKKABISI?
61 gün önce dediki :
Biz kendimizi “bu ülkenin hastanelerinde doğmuş, okullarında okumuş olan, kimseden ne çok ne de az herkes kadar bu ülkenin sahibi olan, herkes gibi Cem Yılmaz esprilerine gülen, Babam ve Oğlum filminde ağlayan, kimsenin üniformasını giymeyen, şiddetle uzaktan yakından bir alakası olmayan, uzun ve sağlıklı bir ömür sürmek isteyen, Türkiye Cumhuriyeti'nin sıradan vatandaşları” olarak tanımlıyoruz.
Spor ayakkabı kimsenin üniformasını giymeyen, yani kabaca kimsenin adamı olmayan, güçlü bağlarla bir kimliğe ya da ideolojiye bağlı olmadan zihni, bedeni esnek ve özgür olabilen olarak tanımladığımız sivilliği temsil ediyor.
Üniformasızlık bize vicdanımızın peşinden gitme özgürlüğü veriyor aslında. Herkesin sadece kendi sorunları hakkında duyarlı ve herkesin sadece kendine demokrat olduğu Türkiye’de ancak vicdanlarımızı özgürleştirebilirsek hakkaniyetli bir siyaset yapabiliriz diye pek çok farklı siyasi gelenek içinde edindiğimiz ortak bir duygumuz var. Ancak bu anlamda sivil olabilirsek biz
GENÇ SİVİLLER KİMDİR? KİM DEĞİLDİR?
61 gün önce dediki :
Genç Siviller isim olarak 2006 yılının 19 Mayısında yayınladığımız Kürt sorunu üzerine bir bildiriyle ortaya çıktı. Ama Genç Sivilleri yaratan ekibin sivil toplum deneyimi daha eski tarihlere dayanıyor.
1999 depremiyle birlikte devlet algısı ve siyasi ezberleri de yıkılan ODTÜ İletişim Topluluğunun öncülüğünde pek çok farklı üniversiteden gençler olarak henüz olağanüstü hal yaşayan Van’da 2000 yılı 19 Mayıs’ında alternatif bir gençlik bayramı etkinliği gerçekleştirdik. 2000 yılından itibaren her 19 Mayıs’ta İstanbul, Rize, Konya, Ankara gibi farklı şehirlerde bu buluşmalar devam etti. Çok farklı kesimlerden aydınlar ve gençleri bir araya getirdiğimiz buluşmalarda yeni, yaratıcı muhalif bir söylem kurmanın, yerli ve namuslu bir demokratik duruş inşa etmenin imkânlarını aradık.
Genç Siviller Rahatsız adı ise 19 Mayıs 2003 tarihinde TBMM’de bir salonda yapılan Buluşmanın açılışında okunan “19 Mayısları Stadyumlardan Kurtaralım” başlıklı bildiriye dayanıyor. Bildiride, Stadyum tören
Cevaplarının tüm listesi