İlk piyasaya çıktığında bunu herkesin yapması (araca entegrasyonundan kastediyorum) ve araç içerisine bilinçsiz yerleştirilmesi görünürde olması ve bir çok zaman kokudan geçilmemesi gibi nedenler hep güvensizlik duygusunu aşıladı. Lakin şu anki çeşitlere ve modellere baktıkça bunun da artık güvenilir eller altında sağlıklı ve kusursuz yapılabilmesi mümkün. Ne aracın arkasında bagajında bir yerinde görünmüyor ne de kokusu duyulmuyor. Ama ilk izlenimleri akıllardan silmek her zaman daha güç olacaktır.
Tag'ı üstünde, petrol tekellerinin bastırması.
bomba olması .
doğrusu kullanılmaması gereken metropolitlerde yasak bir alet olması .
doğrusu tüm araçların metropolitlerde yasaklanması lazım toplu taşımaların lüksleştirilmesi lazım .
petrol devlerinin çıkar savaşları asıl bio dizel üzerinde belli olmuştur lpg de onlar zaten malı götürmektedirler
Avrupa ülkelerinde araçlarda LPG kullanımı gün geçtikte artmakta. Hatta İngiltere kraliçesinin arabasının LPG'li olduğu söyleniyor.
Çevreci, ekonomik ve güvenli sistemlerdir.Yapılan araştırmalar sonucunda LPG kullanılan motorlarda karbon monoksit tesiri, benzine göre %50-90 oranında, hidrokarbon tesiri ise %38-62 oranında daha düşüktür.
Bütün bunlara karşılık neden ülkemizde demiryolu ve denizyollarına bugüne kadar gereken önemi verilmediğinin cevabını bulursak LPG'nin önündeki engellerin kalkması kolaylaşacaktır.
Bunlara ilave olarak halkımızın yani bizlerin birazda olaya 2.sınıf bir kullanım gözüyle bakmamız olabilir.
Yani LPG kullananlar sanki 2.sınıfmış gibi duruyor. Aslında böyle olmadığı tam tersi hem ekonomi hemde çevre ve prestij yönünden benzine göre tatmin edici olduğu geniş kitlelere yayılmaya başladı.
Hatta bende arabama bugünlerde LPG taktırıyorum :)
Atakan beye kesinlikle katılıyorum. Kuşların söylediğine göre Avrupa’da bazı markalar fabrika çıkışı olarak LPG’li araç üretiliyormuş. Hatta Chevrolat Türkiye’de de LPG’li araç satışı yapmaktadır.