Oy kullanmak için, üye girişi yapınız.

mesajı gizle

kurbağa ve kelebeğin başkalaşım geçirerek ergen bir hale gelene kadar geçirdiği evre ve isimleri açıklaması

3 cevap verilmiş

kelebek YUMURTA LARVA PUPA KELEBEK Bitkiler aleminin en güzel varlıkları olan çiçekler, kokuları ve renkleri ile nasıl çekici iseler; hayvanlar aleminin, renkleri ve narin görünüşleriyle en güzel varlıkları olan kelebekler de, insanlar üzerinde o derece cezbedici bir etki uyandırırlar. O nedenle tatil sezonu boyunca, özellikle 15,000 civarında günübirlik ziyaretçiyi buraya çeken sebep, Kelebek Vadisi kelebekleridir. Ancak kelebek türleri yıllık periyod içinde belirli aylarda uçtuklarından, hepsini bir arada görme umuduyla gelen insanları yanıltabilirler. Örneğin, Vadi'ye adını veren ve ziyaretçilerin en fazla ilgisini çeken Kaplan kelebeği (Euplagia quandripunctaria), sadece temmuz ve ağustos aylarında yoğun olarak görülebilir. Kelebek Vadisi' ne ilginin giderek artması üzerine, burada yaşayan kelebek türlerini birarada sergileyebilmek amacıyla yaptığımız çalışmalar, 1997-2000 yılları arasında gerçekleşmiştir. Nisan-Ekim arasında, aynı zamanda çadır hayatım yaşayarak yaptığımız gözlemlere göre 40-45 civarında gündüz ve o sayıya yakın gece kelebeği tespit edilmiştir. Ayrıca kelebekleri, ince tellerle çevrili bir "kelebek evi" nde koruma altına alarak çoğalmalarını sağlamak üzere tasarlanmış bazı girişimler, zor tabiat şartları nedeniyle kalıcı olmamıştır. İnsanların bu kadar ilgisini çeken ancak hakkında çok az şey bildiği kelebekleri daha iyi tanıyabilmek için, yaşam evrelerine kısaca göz atmak gerekecektir. Kelebekler, metamorfoz adı verilen ve dört safhadan oluşan başkalaşım süreci içinde gelişir ve çoğalırlar: Yumurta, Larva, Pupa ve Ergin kelebek evreleri. Yumurta evresi: Dişi kelebek, yumurtalarını bitkilerin gövde veya yaprakları üzerine bırakır. Boyları 1-2 mm. Civarındaki yumurtaların renk ve biçimleri, her kelebek türüne göre değişir. Bırakılan yumurta sayısı ise türüne göre ortalama 40-200 arasındadır. Bu yumurtaları birer birer ve bir bölge içinde aynı türden birçok bitki üzerine taksim ederler. Her kelebek türünün tercih ettiği bitki birbirinden farklıdır; bazıları aynı, bazılarıysa ortam şartlarına göre birkaç değişik bitki türünü tercih edebilir. Bir yumurtanın normal koşullarda olgunlaşıp çatlama süresi 6-14 gündür. Larva evresi: Yumurtalar çatlayınca içlerinden 2-3 mm. Boyunda tırtıllar çıkar ve böylece kelebeğin larva dönemi başlar. Önce, çıktıkları yumurtanın kabuğunu ve sonra üzerinde bulundukları bitkinin yapraklarını yiyerek beslenir ve büyük bir oburlukla bu işlemi sürdürürler. Biçimleri kural olarak yuvarlak bir silindir biçimindedir. Üzerleri düz, dikenimsi çıkıntılı veya kıllarla kaplıdır. Her kelebek türünün larvası birbirinden farklı biçim ve gözalıcı renklerdedir. Larvalar genelde 10 halkadan, ve 3'ü önde, 5 tanesi arkada olmak üzere 8 çift bacaktan oluşur. Larvalar kabuk değiştirerek büyürler ve erişkin boya ulaşıncaya kadar 5-6 defa deri ve renk değiştirirler. Kelebeklerin larva süreleri 3-6 haftadır. Pupa evresi: Larva evresini tamamlamış olan tırtıl, bitkiyi terkeder; ağaç gövdeleri, taş aralıkları, saçak altları veya evlerin içlerine girerek emin bir yerde pupa evresine geçer. Bazı türler (Nymphalidae familyası) başaşağı, bazılarıysa (Örn. Pieridae türleri) gövdelerinden ince bir ağ iplikle kendilerini bağlayıp dikine olarak tutunurlar. Önce katılaşmış bir hal alan larva 10-12 saat kadar bu pozisyonda kalır, sonra yavaş yavaş şekil değiştirerek kıvrık bir yaprak biçimi alır. Pupaların hakim renkleri genellikle çevre ile uyum sağlayacak biçimde kahverengi veya yeşil tonlarıdır. Böylelikle mükemmel bir kamuflaj sağlanmış olur. Pupa süresi 10-15 gündür, ancak biraz sonra göreceğimiz nesil farklılığına göre bu süre değişebilir. Pupa evresinin son 2-3 gününde kabuk şeffaflaşır, kelebeğin renk ve desenleri görülür hale gelir. Kelebek evresi: Pupa evresinin sonunda, pupanın derisi gövde veya kanatların çevresinden yırtılarak, kelebek dışarıya çıkar. Kanatlar gövdeye yapışık ve bir kıvırcık salata yaprağı gibi buruşuk görünümdedir. Hayvan hemen pompalama hareketine geçerek kanatlara hava ve kan pompalar, kanatlar yavaş yavaş gerilip büyüyerek 20-30 dakikada, bildiğimiz kelebek formunu alır ve artık uçmaya hazırdır. Geride boş bir kabuk kalır. Ergin kelebeğin yaşam süresi 7-10 gün civarıdır. Kelebekler; baş, göğüs, karın; göğsün altında üç çift bacak, gövdenin üstüne bağlı üst ve alt olmak üzere iki çift kanat ve başın üzerinde bir çift antenden oluşur. Göğüs ve karın sık ince tüyler, kanatlar ise yan yana sıralanmış küçük pullarla kaplıdır ve kelebeğe rengini veren de bu pullardır. O nedenle böcekler alemi sınıflandırmasında kelebekler Omurgasızlar sınıfında Pulkanatlılar (Lepidoptera) olarak adlandırılmıştır. Kelebeklerin ağız yapısı spiral şeklindeki dilden (emme hortumu) ibarettir; beslenirken uzar ve sonra katlanıp ağıza yerleşirler. Kelebekler genelde çiçek nektarı, meyve gibi organik maddeler ve minerallerle beslenir. Bu sebeple çürümüş organizmalar, idrar veya dışkı gibi maddeler üzerine konabilirler. Kelebekler suyun bulunduğu yerlerde çokça görülebilir, ancak bunun nedeni daha çok, yumuşamış topraktaki mineralleri emmek içindir. Yeni uçamaya başlayan bakir dişi kelebek "feromon" adı verilen kuvvetli bir koku salgılar, bir anda birkaç km. çapında bir alana yayılan bu koku, çok kısa zamanda erkek kelebeği kendine çeker. Çiftleşme işlemi havada veya bir yere konarak gerçekleşir. Abdomenin sonundaki üreme organları uç uca gelecek biçimde birleşirler. Bu sırada erkeğin kanatları, dişininkiler arasında kalır ve çiftleşme pozisyonu 60-70 dakika kadar sürer. Erkek kelebekler de feromon salgılar, ancak bu yakındaki dişiyi uyarmağa yarar. Kelebekler kokuyu ve sesleri antenleri vasıtasıyla algılar. Gözleri ise yarım küre biçiminde, çok sayıda peteğin (petek göz) bir araya gelmesiyle oluşur. Parlak ve canlı renklere karşı hassastırlar. Kelebekler tüm yaşam evreleri boyunca pek çok doğal düşmanın tehdidi altında bulunurlar. Bunlar karıncalar, gezici örümcekler, çekirgeler, yaban arıları, parazit sinekleri, kertenkeleler, kuşlar ve farelerdir. Başta belirttiğimiz gibi kelebekler yumurtalarını birer birer ve aynı türden birçok bitki üzerine bırakarak, bu düşmanlara karşı bir nevi strateji uygularlar. Larvalar pis koku salgılayarak ve renk uyumu vasıtasıyla kendilerini korurlar. Pupa evresini yine rengi ile uyumlu kuytu köşelerde kamufle olarak tamamlar. Ancak bunların dışında kelebeklerin en büyük düşmanı, doğayı hızlı biçimde kirletip yok eden insandır. Kelebek Vadisi Lepidoptera faunasını oluşturan türler, Gündüz ve Gece kelebekleri olmak üzere iki ayrı grup halinde tanıtılacaktır. KURBAĞA Kurbağa (Amphibia) "Kurbağa" Kurbağa, iki yaşamlılar (Amphibia) sınıfındaki türlerin �'ini ve Anura takımını oluşturan hayvanlardır. Anura, Yunanca'daki "yokluk" ön eki olan "an-" ile yine Yunanca'da "kuyruk" anlamına gelen "oura" sözcüklerinden türetilmiş bir terimdir ve "kuyruksuz" demektir. "1989'dan beri rastlanılmayan ve soyunun tükendiği kabul edilen bir kurbağa türü: altın kurbağa (Bufo periglenes)." Bilimsel sınıflandırma * Üst âlem: Eukaryota * Âlem: Animalia * Şube: Chordata * Sınıf: Amphibia * Takım: Anura Merrem, 1820 Amfibyumlar olarak bilinen ve yaşamlarını hem karada, hem suda geçiren soğukkanlı hayvanların en tanınmış grubu kurbağalardır. Birçoğu­nun derisi düz ve nemli, öbürlerinin derisi siğil denen kabartılarla örtülüdür. Uzun arka bacakları, kısa ve kalın gövdeleri, gövdeye boyun ayrımı olmaksızın bağlanan başları ve patlak gözleriyle kolayca tanınabilirler. Ama 2.600'ü aşkın türü arasında önemli davranış, yapı ve boyut farklılıkları göze çarpar. Kurba­ğaların çoğu sıçrayarak yer değiştirir. Genel­likle siğilli olanların arka bacakları daha kısa ve sıçramaya daha az elverişlidir. Kurbağaların çoğu böcek ve solucan gibi küçük canlılarla beslenir. Ağızları geniş, dille­ri ağzın ön bölümüne yapışıktır. Ağız kapalıy­ken dilin ucu geriye doğru yatar. Kurbağa kendine yeterince yaklaşan bir böceği, hızla fırlattığı dilinin yapışkan ucuyla yakalar ve diliyle birlikte ağzına çeker. Kurbağanın iri ve patlak gözleri ağız boşluğuna basınç yaparak avını yutmasını kolaylaştırır. Ağzına aldığı solucanı ise yutmaya elverişli biçimde tutmak için ön bacaklarını kullanır. Kurbağalar akciğerle solunum yapar, ama memelilerden değişik biçimde soluk alırlar. Hava, gırtlağın alçalmasıyla birlikte iki burun deliğinden ağza doğru emilir. Daha sonra burun delikleri kapatılır ve gırtlak yükseltile­rek havanın akciğerlere dolması sağlanır. Kurbağanın yukarı aşağı sürekli oynayan gırt­lağının hareketi dıştan bakıldığında da görüle­bilir. Öbür amfibyumlar gibi kurbağalar da ağız­larıyla su içmezler. Bunun yerine suyu yüzer­ken ya da yağmur altında durarak derilerin­den alırlar. Uzun süre sudan uzak kalmak kurbağalar için tehlikelidir. Çünkü derilerinin nemini yitirip tümüyle kuruması bu hayvanla­rın çok geçmeden ölmesine yol açar. Kurbağalar düşmanlarına karşı kendilerini zehir bezlerinin salgısıyla korurlar. Kurbağa sertçe tutulduğunda türüne göre değişen güç­te bir zehir salgılar. Bayağı siğilli kurbağanın (Bufo bufo) salgısı öylesine iticidir ki, bu kurbağayı ağzına almayı hayvanlar ancak bir kez deneyebilir. Güney Amerika'da yaşayan canlı renklerle bezeli ağaç kurbağalarının zehri ise insanı öldürebilecek ölçüde güçlü­dür. Eskiden bu zehir Amerika Yerlileri tarafından okların ucuna sürülerek kullanıl­mıştır. Kuzey ülkelerinde kurbağalar kış uykusuna yatar. Havalar soğumaya başladığında yap­raklar arasına ve su birikintilerinin dibindeki çamura gömülerek yada su kıyısındaki oyuk­lara ve kütüklerin altına girerek havalar ısınıncaya kadar yerlerinden çıkmazlar. Bu süre boyunca çok az oksijene gereksinimleri vardır. Kan dolaşımları ise son derece ya­vaşlar. Sıcak ülkelerde yaşayan kurbağalar da ken­dilerini yere gömerek yağmur mevsimini bek­lerler. Yağış başlayınca gizlendikleri yerler­den üremek üzere çıkar, yumurtalarını göl­cüklere ve akarsulara bırakırlar. "Kurbağaların dünya üzerindeki yayılım alanı (siyahla gösterilmiş)." Kurbağaların Yaşam Çevrimi Kurbağa yumurtaları saydam ve jöleye ben­zer bir maddeyle kaplıdır. Bu maddenin çok kaygan olması yumurta avcısı hayvanlar tara­fından yenmesini önemli ölçüde engeller. Jölemsi örtü ayrıca güneşin sıcaklığının yu­murtanın içine ulaşabilmesini de sağlar. Kur­bağa yumurtaları genellikle ya akarsu ve durgun suların yüzeyine kümeler halinde ya da uzun şeritler halinde su bitkileri arasına bırakılır. Kurbağalar yaşamları boyunca üç gelişim evresinden geçer: Yumurta evresi, iribaş ya da tetari evresi ve erişkin evre. İribaşlar her jöle kabarcığının içinde görülen yuvarlak kara benekten gelişirken, gene kabarcığın içindeki yumurta sarısıyla beslenirler. İribaşların başı doğrudan gövdesine bitişiktir. Solungaçlarıyla solunum yaparlar. Başlangıçta bacakları yok­tur ve uzun kuyruklarını kullanarak yüzerler. Ama zamanla bacaklar belirmeye, kuyruk kısalmaya başlar. Yok olan solungaçların yerini akciğerlerin alması ve kuyruğun da kaybolmasıyla birlikte başkalaşma sona erer. Artık küçük kurbağa iribaş evresine özgü yapılardan tümüyle arınmıştır. "Dere alabalığı Bayağı kurbağa dahil bir çok kurbağa türünü tehlike altına sokmuştur; yavru iribaşları(kurbağa yavrusu) yer ve bazen erkek dere alabalıkları küçük dişi kurbağaları yer." Bir kurbağa genellikle 3-4 yıl içinde büyü­yebileceği kadar büyür ve 40 yıl kadar yaşaya­bilir. Üreme mevsimi boyunca yüksek bir sesle bağrışır ve bu vıraklamalarını gece boyunca sürdürürler. Kurbağaların çoğu yumurtalarını döktük­ten sonra bırakıp gider. Ama bazı türler yumurtalarına büyük bir özen gösterir. Avru­pa'nın batısında yaşayan ebe kurbağanın (Alytes obstetricans) erkeği, dişinin döktüğü yumurta şeritlerini bacaklarına dolayarak ta­şır ve yumurtaların açılma zamanı geldiğinde suya girer. Yumurtalardan çıkan iribaşlar erişkin haline gelinceye kadar öbür kurbağa­larda görüldüğü gibi gelişimlerini suda ta­mamlar. "Bayağı kurbağa (Türkiye'de yaşar) Tropik bölgelerde yaşayan ve ağaç kurba­ğaları olarak bilinen türlerin parmaklarında, ağaçlara tırmanmalarını kolaylaştıran yastıkçıklar vardır. Uçan kurbağaların ayaklarındaki geniş perdeler, havada süzülmelerine yar­dımcı olur. Bazı ağaç kurbağaları yumurtala­rını suya doğru sarkan bir çalının üzerine bırakır. İribaşlar yumurtadan çıktıktan sonra hemen suya atlarlar. Güney Amerika'da yaşayan Surinam kur­bağası (Pipa pipa) yumurtalarını sırtındaki oyuklarda taşır. Bu oyuklar deriyle örtülü ve içi yavruların iribaş evrelerini geçirdikleri bir sıvıyla doludur. Kurbağaların düz derili ve uzun bacaklı bazı türleri birçok ülkenin mutfağına girmiş, kurbağa bacağı eskiden beri lezzetli yiyecekler arasında sayılmıştır. Kuzey Amerika'da yaşa­yan öküz kurbağası (Rana catesbeiana) ise özel kurbağa çiftliklerinde üretilmektedir. "Kurbağa metamorfozunun farklı evrelerini açıklayan bir çizim: a) uzuvsuz iribaş (kurbağa yavrusu), b) bir çift uzuvlu iribaş, c) iki çift uzuvlu ve kuyruklu, d) genç kurbağa ve e) kuyruksuz yetişkin kurbağa." Erişkinlerinin uzun arka bacaklar, tıknaz gövde, araları zarlı parmaklar, çıkık gözler ve kuyruksuzluk gibi özellikleri bulunan kurbağaların büyük çoğunluğu yarı sucul bir yaşam sürer ama tırmanarak ya da zıplayarak karada da rahatça hareket edebilirler. Yumurtalarını tipik olarak su birikintileri, gölcük ya da göllere bırakan kurbağaların iribaş adı verilen ve suda gelişen larvalarında ön ve arka bacaklar yokken, su içinde soluyabilmek için solungaçlar ve yüzebilmek için yüzgeçli kuyruk vardır. Çoğunluğu otçul olan ve solungaçlarından süzülen alglerle beslenen iribaşlardan başkalaşan erişkin kurbağalar, sıklıkla eklem bacaklıları, karından bacaklıları ve halkalı solucanları içeren etçil bir yaşam sürerler. "Obezite olmuş kurbağa" Özellikle çiftleşme döneminde belirginleşen ve halk arasında "vıraklama" olarak anılan seslenişleriyle dikkat çeken kurbağalar, ekvatordan kutup altı bölgelere kadar olan, geniş bir yayılım alanında bulunurlar. Çoğunluğu tropik yağmur ormanlarında olmak üzere, toplam 33 familyaya dağılmış yaklaşık 5250 türü bulunan bu canlılar, çeşitliliği en fazla olan omurgalılardandır. Ancak, kimi kurbağa türlerinin giderek azalan sayıları da dikkat çekmektedir. Kurbağalar yazın toprağın altında kurur. Ayrıca bkz: Kurbağalar (Amphibia) - Kurbağa Resimleri Temel Britannica

Anonim Kullanıcı profil resmi
Anonim Kullanıcı
4 yıl önce

arkadaşlar ben 6. sınıf oldugum için bu cevaplarınız biras alt duseyde olabilirmi acababu dediklerinizi anlamıyorum fakat yazdığınız için teşekkur ederim

yigit gürel profil resmi
yigit gürel
4 yıl önce

zor soru

Kado Sezcan profil resmi
Kado Sezcan
4 yıl önce

Birkaç istatistik

kurbağa ve kelebeğin başkalaşım geçirerek ergen bir hale gelene kadar geçirdiği evre ve isimleri açıklaması ile ilgili katılımcı yaş ve cinsiyet oran grafikleri.

Bu sorular ilginizi çekebilir

Buradasınız: kurbağa ve kelebeğin başkalaşım geçirerek ergen bir hale gelene kadar geçirdiği evre ve isimleri açıklaması
Copyright © 2007-2014 Bisorusor | Gizlilik ve kullanım şartları