Garibin çilesi ölünce biter...
"Kızlar duruşuma, yollar gidişime hasta" sözü İstanbulda geçersiz:)

Metrobüslerle, minibüslerle, otobüslerle çözülür heralde.
işin profesyonelleri öyle düşünüyor.
Yoksa
- Birbirine dokunmadan geçen battı-çıktı kavşaklarla
- Şehrin bir kimliği gibi heryerde standart ve kolay kurulan üst geçitlerle
- Şehrin nerdeyse 50 m'de bir konulan trafik lambalarını kaldırmakla
- Nasıl kan dolaşımında ana arter, toplar damar, atar damar, kılcal damar varsa. Ulaşımda Ana arter olmalı, toplar ve atar damarlar olmalı. Bu ana,toplar ve atar damarlarda akışkanlık kesinlikle kesilmemeli.
- Trafik kan dolaşım sisteminde çok fazla varis var. :) bir yer 4 şerit, 1 km sonra oluyor 3 şerit tekrar 6 şerit bir bakmışsın 2 şerite düşmüş. Burda şişmeler patlamalar olmaması mümkün mü
- Trafiğin bir sahibi olması lazım, Polis kendini ceza kesmek için odaklandırmış, Polisin sanki görev ve sorumluluklarında trafiğin akışkanlığını sağlamak yokmuş gibi davranıyor. Karayolları ayrı bir alem girmeyecem, Büyükşehir belediyesi, bugünün veya geleceğe plan ve yatırım yapmayı bırakın geçmiş 10 yılın işlerini çözmeye çalışıyor, bu yaparkende bence detaylarda gizli bir master planı yok. sadece genel geçer faaliyetlerle uğraşıyor. Aslında "Trafik zabıtası" olsa her 5 km'yi bu kişilere zimmetleseniz. Bakalım bu kadar trafik ve tıkanıklık olacak mı. Trafik arab saçına dönüyor, millet saatlerce bekliyor, birtane Allah'ın kulu gelse sahiplense ordaki anlık tıkanlığı çözer, ufak bir baypass yani...
- "Gönüllü Trafik akışkanlık uzmanları" olmalı, hiçbir yetkili hergün aynı yollarda seyreden bir vatandaş kadar meseleyi yaşamıyordur. Mesela belirli rotalar belirlense ve bu rota ve yollarda seyahat eden kişilerden bir danışma fikir grubu kurulsa bunlarlada aylık, 3 aylık toplantılarda yaşadıkları yollar hakkında öneriler alınsa ilgili uzmanlarla bu önerileri karşılıklı değerlendirilse.
- İSBAK A.Ş.'nin yetkileri kısıtlanmalı, heryeri lamba yerleştiriyor. Şehir trafik lambası çöplüğüne dönmüş durumda
- Melih Gökçek'in trafik konusunda çalıştığı firma ve danışmanları acil olarak istanbula destek vermeli.
daha çok şey söylenir lakin şimdilik bu kadar diyelim
Ne yaparsan yap istersen bütün İstanbul un altından metro geçir, yol geçir, tünel yap, 10 tane köprü yap, metrobüs al, otobüs al farketmez. Onu kullanacak onlara binecek bilinçte insan olmadıktan sonra ne yaparsan yap fayda etmez.
İki dakika uzaklığa yürüyebileceğine arabasıyla giden, sırf spor olsun aman dostlar alışverişte görsün diyerekten arabasıyla boş boş gezen insanlar olduktan sonra ne yaparsan yap halledemezsin kardeşim İstanbulun trafik sorununu.
Toplu ulaşım sistemleri ve kaliteli hizmet vermesi sorunu cözebilir.
Ama kalite şart siz 10 dk bir metrobüs de koysanız insanlar rahatca seyahat edemedikce bir anlamı yok.
Ben işimin 4 levent'e olması sebebiy 500t lere binmek zorunda kaldım. Tam bir eziyetti siz 10 dk bir 500 t
tarzı aracta koysanız belli bir gelir seviyesine ulaşmış insanları o araca bindiremezsiniz.
Siz belli bir kaliteye ulaştıktan sonra ben kimsenin rahatca 20 dk da kozyatağı 4 levent arasını gidebilecekken şahsi aralarını kullanıp trafikte eziyet cekecekleri inamıyorum.
Polisler konusuna gelince ayrı bir konu. Amerikan sinamalarında görmüşsünüzdür. Karakollarda
"Server and Protect" diye bir yazı vardır. Hizmet etmek ve korumak bence bu kısaca sorunu cözüyor.
Bizim polisimiz işinin kurallara uymayanları cezalandırmak olduğuna inanıyor.....

minibüs ve özel halk otobüsünü devletimiz kaldırıp , diğer gelişmiş ülkelerde olduğu gibi toplu ulaşım hizmetini tamamen devletin sağlaması gerektiğinin farkına varmalı. çünkü minibüs ve özel halk otobüsleri tamamen para güdümlü hizmet amacı olmadan çalıştıklarından her türlü pislik dönmekte ve yollarda terör estirmektedirler. ve tabiki devletin sağlayacağı bu hizmette araç sayılarındaki artış ve kalite.bu 1.
ikinci olarak yer altı ulaşımı yani metro!.. bir şehrin trafiğini TEK başına hafifletebilecek çözüm. Örnek ingiltere. londra nın altını kazmışlar. hemde öyle böyle değil, açmadıkları delik kalmamış ve sistemi kurmuşlar, elinizde metro haritası olmadan 1oo de 1oo kaybolacağınız bir metro ağı!.. ve ne yazıkki hala köpürye vebenzeri yer üstü sistemlerine önem veriliyor..önce metro!..
üçüncü olarak araba alımı.. önüne gelen araba alıyor.. böyle bir rahatlık var mı?.. adam evinin kirasını faturalarını zor ödüyor. bankadan bir kredi hoooop altına 0 araba, olmadı 2. el.. sanki bölünerek çoğalıyor mübarek arabalar.. araba alımını zorlaştırmassak eğer bu işin cılkı , suyu her nederseniz deyin çıkmaya başlıyor.
dördüncüsü eğitim.. 5 dakikalık yola arabısı ile giden bilinçsiz vatandaş.. ve önüne gelene ehliyet verilmesi. ya adam gibi sınav yap her sene soruları farklı sor , kastır milleti yada direksiyon sınavını zor yap ileri geri hop tamam al ehliyeti yapma!.. her gün yüzlerce kişinin ölümüne sebep oluyorsun!.. vebalini zor ödersin..
beş atlı yedi sekiz dokuz on diye gideceğim ama işim var..
bankalar araba almak için kredi vermesseler o zmn biter belki:)